"tell all" بـTurkish
التعريف
Birinin tüm gerçekleri, sırları veya özel detayları açığa vurması. Bazen bir durumu tamamen açıklamak anlamında da kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle samimi veya magazinsel konuşmalarda kullanılır; 'celebrity tell-all' skandal veya ünlülerin özel hayatı hakkında açıklamalar için kullanılır. İsim olarak da geçebilir ('tell-all kitap').
أمثلة
She decided to tell all about what happened at the party.
O, partide olanları **her şeyi anlatarak** açıkladı.
The newspaper article promised to tell all about the scandal.
Gazete makalesi skandal hakkında **her şeyi anlatacağına** söz verdi.
If you need someone to tell all to, I am here for you.
Eğer **her şeyi anlatacağınız** birine ihtiyacınız varsa, buradayım.
He finally agreed to a TV interview to tell all about his life.
Hayatıyla ilgili **her şeyi anlatmak** için sonunda bir televizyon röportajına katılmayı kabul etti.
That book is a real tell all about celebrities—nothing is left out!
Bu kitap gerçekten ünlüler hakkında bir **her şeyi anlatan**, hiçbir şey gizli kalmamış!
Sometimes, it just feels good to tell all and get things off your chest.
Bazen, **her şeyi anlatmak** insana iyi gelir ve rahatlatır.