"taunt" بـTurkish
التعريف
Birine kızdırmak, üzmek veya utandırmak amacıyla alaylı şekilde bir şey söylemek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Alay etmek' genellikle olumsuz anlam taşır ve şaka amaçlı değildir; birini kırmak veya küçümsemek için yapılır. 'taunt' kelimesi, spor veya zorbalık gibi ortamlarda sıkça karşılaşılır.
أمثلة
The boys taunt the new student at lunch.
Çocuklar öğle yemeğinde yeni öğrenciyi **alay ediyor**.
It is cruel to taunt animals in the zoo.
Hayvanat bahçesindeki hayvanlarla **alay etmek** acımasızlıktır.
He tried to ignore their taunts.
O, onların **alaylarını** görmezden gelmeye çalıştı.
Don't let their words taunt you—just walk away.
Onların sözleri seni **alay etmesin**—sadece uzaklaş.
She couldn't resist the urge to taunt her brother after winning the game.
Oyun kazandıktan sonra kardeşini **alay etmekten** kendini alamadı.
Fans from both teams began to taunt each other after the goal.
Gol sonrası her iki takımın taraftarları birbirleriyle **alay etmeye** başladı.