"tangle" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin karışıp ayrılması zor hale gelmesi; saç, ip gibi nesneler için kullanılır. Ayrıca karmaşık durumlar için de söylenebilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle saç, ip ya da kablo gibi fiziksel nesnelerde kullanılır. Karmaşık bir durum için de 'bir işin içine dolaşmak' şeklinde geçebilir. 'entangle'dan daha gündelik bir ifadedir.
أمثلة
My headphones always tangle in my pocket.
Kulaklığım cebimde her zaman **dolaşır**.
Don't tangle the ropes.
İplerin **dolaşmasına** izin verme.
Her hair was in a tangle after she woke up.
Uyandıktan sonra saçları **dolaşmıştı**.
I got into a real tangle with the tax paperwork.
Vergi evraklarıyla tam bir **karışıklığın** içine düştüm.
Kids love to tangle their shoelaces when they're bored.
Çocuklar sıkıldıklarında ayakkabı bağlarını **dolaştırmayı** severler.
We shouldn't tangle with that issue right now—it’s too complicated.
Şu anda bu meseleye **bulaşmamalıyız**, çok karmaşık.