"swim upstream" بـTurkish
التعريف
Çoğunluğun yaptığına veya genel gidişata karşı hareket etmek anlamına gelir. Kelime anlamı, suyun akışına karşı yüzmektir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle mecaz anlamda kullanılır; 'akıntıya karşı yüzmek' deyimi, çoğunluğa karşı durmayı anlatır. 'going with the flow' ifadesinin tersidir.
أمثلة
Salmon must swim upstream to lay their eggs.
Somonlar yumurtlamak için **akıntıya karşı yüzmek** zorundadır.
Sometimes you have to swim upstream to achieve your goals.
Bazen hedeflerine ulaşmak için **akıntıya karşı yüzmek** gerekir.
She felt like she had to swim upstream at her new job.
Yeni işinde, sanki **akıntıya karşı yüzmek** zorunda kalıyormuş gibi hissetti.
It’s tough to swim upstream when everyone else disagrees with you.
Herkes sana katılmadığında **akıntıya karşı yüzmek** zordur.
He’s not afraid to swim upstream and challenge the status quo.
O, **akıntıya karşı yüzmekten** ve mevcut duruma meydan okumaktan korkmaz.
When you swim upstream, you stand out from the crowd — and that can be a good thing.
**Akıntıya karşı yüzdüğünde**, kalabalığın içinden sıyrılırsın — ve bu iyi bir şey olabilir.