"swagger" بـTurkish
التعريف
Aşırı derecede kendine güvenen, bazen kibirli ya da gösterişli bir şekilde yürümek veya davranmak anlamına gelir. Aynı zamanda birinin kendinden emin, dikkat çeken tavrını tanımlar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle hafif kibirli ya da kendini gösterme anlamı taşır. 'walk with swagger' ifadesi kendinden emin şekilde yürümek demektir. Günlük dilde ve pop kültürde sıkça rastlanır.
أمثلة
He likes to swagger when he enters the room.
Odaya girince **kasıla kasıla** yürümeyi seviyor.
She walked with swagger after winning the contest.
Yarışmayı kazandıktan sonra **kasılarak** yürüdü.
Kids sometimes swagger to impress their friends.
Çocuklar bazen arkadaşlarını etkilemek için **kasılırlar**.
He has a real swagger about him, like he owns the place.
Sanki buranın sahibiymiş gibi gerçek bir **gösterişli tavrı** var.
Don’t let his swagger fool you—he’s actually pretty shy.
Onun **gösterişli tavrına** aldanma—aslında oldukça utangaç biridir.
The singer’s swagger on stage excited the whole crowd.
Şarkıcının sahnedeki **gösterişli tavrı** tüm seyirciyi coşturdu.