"sufferer" بـTurkish
التعريف
Uzun süre acı, sıkıntı veya hastalık yaşayan kişi. Genellikle tıbbi bir rahatsızlık veya zor bir durumla ilgili olarak kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla sağlık veya hayır işleri bağlamında kullanılır ('kanser mağduru' gibi). Duyarlı durumlarda 'hasta' veya '…olan kişi' gibi ifadeler tercih edilebilir.
أمثلة
The hospital has a support group for cancer sufferers.
Hastanede kanser **mağdurları** için destek grubu var.
He is a sufferer of chronic pain.
O, kronik ağrı **mağduru**dur.
Many allergy sufferers find spring difficult.
Birçok alerji **mağduru** bahar mevsimini zor bulur.
As a migraine sufferer, she always keeps medicine in her bag.
Bir migren **mağduru** olarak, çantasında her zaman ilaç bulundurur.
Some sufferers choose to share their stories to raise awareness.
Bazı **mağdurlar** farkındalık yaratmak için hikayelerini paylaşmayı seçer.
He's been a lifelong asthma sufferer, but he manages it well.
O, hayatı boyunca astım **mağduru** oldu ama bunu iyi yönetiyor.