"suckling" بـTurkish
التعريف
Henüz anne sütüyle beslenen genç (genellikle memeli) hayvan.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok bilimsel veya tarımsal metinlerde geçer. Günlük konuşmada nadiren kullanılır; 'emzikli domuz' gibi ifadelerde rastlanır. İnsan bebekler için kullanılmaz.
أمثلة
The farmer kept the sucklings with their mothers.
Çiftçi, **emzikli yavru**ları anneleriyle birlikte tuttu.
A suckling calf is fully dependent on cow's milk.
Bir **emzikli yavru** buzağı tamamen inek sütüne bağlıdır.
The restaurant served suckling pig for the holiday feast.
Restoran bayramda **emzikli yavru** domuz servis etti.
The vet examined each suckling to make sure they were healthy.
Veteriner, her bir **emzikli yavru**yu muayene etti ve sağlıklı olduklarından emin oldu.
It's important not to separate a suckling from its mother too early.
Bir **emzikli yavru**yu annesinden çok erken ayırmamak önemlidir.
She raised orphaned kittens from suckling age.
Yetim kalan yavru kedileri **emzikli yavru** döneminden itibaren büyüttü.