"subversive" بـTurkish
التعريف
Mevcut bir düzeni, otoriteyi veya kurumu gizli ya da radikal şekilde zayıflatmaya veya devirmeye yönelik olan.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi, siyasi veya akademik ortamlarda kullanılır. 'subversive activities', 'subversive groups', 'subversive ideas' ile birlikte sıkça geçer. Olumlu veya olumsuz anlam içerebilir.
أمثلة
The government arrested several subversive leaders.
Hükümet birkaç **yıkıcı** lideri tutukladı.
The film was banned for its subversive message.
Film, **yıkıcı** mesajı nedeniyle yasaklandı.
She wrote a subversive article criticizing the system.
Sistemi eleştiren **yıkıcı** bir makale yazdı.
His art is considered subversive because it challenges social norms.
Onun sanatı, toplumsal normlara meydan okuduğu için **yıkıcı** olarak kabul ediliyor.
They accused the group of subversive activities against the government.
Onlar, grubu hükümete karşı **yıkıcı** faaliyetlerde bulunmakla suçladılar.
Some see her ideas as subversive, while others call them inspiring.
Bazıları onun fikirlerini **yıkıcı** olarak görürken, diğerleri ilham verici buluyor.