"suburbanite" بـTurkish
التعريف
Şehir merkezinin hemen dışında, yerleşim bölgelerinde yaşayan kişidir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle tanımlayıcı bir sözcüktür; bazen sessiz, aile odaklı, heyecansız yaşam tarzı gibi çağrışımlar yapabilir. ‘suburbanite yaşamı’ ve benzeri kullanımda görülür.
أمثلة
He is a suburbanite who commutes to the city for work.
O, işe gitmek için şehre giden bir **banliyö sakini**dir.
Many suburbanites enjoy having a big yard.
Birçok **banliyö sakini** büyük bir bahçeye sahip olmayı sever.
The new school was built for local suburbanites.
Yeni okul, yerel **banliyö sakinleri** için yapıldı.
As a lifelong suburbanite, she prefers quiet streets over the hustle of downtown.
Hayat boyu bir **banliyö sakini** olarak, o, şehir merkezinin hareketinden çok sessiz sokakları tercih eder.
You can always tell a suburbanite by their love for large supermarkets.
Bir kişinin büyük marketlere olan ilgisinden onun **banliyö sakini** olduğunu anlayabilirsiniz.
"After moving out here, I became a true suburbanite," Mark joked.
"Buraya taşındıktan sonra gerçek bir **banliyö sakini** oldum," diye şaka yaptı Mark.