"subsidize" بـTurkish
التعريف
Devlet veya kurumların bir şeyin maliyetini düşürmek amacıyla maddi destek sağlamasıdır. Genellikle sektörler veya büyük projeler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi ve çoğunlukla ekonomi, politika veya iş dünyasında kullanılır. Genellikle sektör veya proje gibi büyük ölçekli alanlarda geçerlidir.
أمثلة
The government will subsidize public transport to make it cheaper.
Hükümet, toplu taşımayı ucuzlatmak için **sübvanse edecek**.
Some countries subsidize the cost of medicine for their citizens.
Bazı ülkeler vatandaşları için ilaç masraflarını **sübvanse ediyor**.
The city decided to subsidize local art programs.
Şehir, yerel sanat programlarını **sübvanse etmeye** karar verdi.
Farmers rely on the government to subsidize their crops during tough seasons.
Çiftçiler zor sezonlarda devletin ürünlerini **sübvanse etmesine** güvenir.
If cities subsidize bike rentals, more people might start using them to get around.
Şehirler bisiklet kiralamayı **sübvanse ederse**, belki daha çok kişi kullanmaya başlar.
Our company wouldn't have survived the crisis if the state hadn't subsidized our payroll.
Devlet maaşımızı **sübvanse etmeseydi**, şirketimiz krizi atlatamazdı.