"subjective" بـTurkish
التعريف
Kişisel duygulara, görüşlere veya deneyimlere dayalı olan, nesnel gerçeklere değil. Kişiden kişiye değişebilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla 'objective' (nesnel) ile karşıt olarak kullanılır. 'öznel görüş', 'öznel deneyim' gibi ifadelerde kullanılır. Ölçülebilen gerçekler için uygun değildir.
أمثلة
Beauty is a subjective idea.
Güzellik **öznel** bir kavramdır.
Her review was very subjective.
Onun yorumu çok **öznel**di.
Taste in music is always subjective.
Müzik zevki her zaman **öznel**dir.
It's hard to judge art because it's so subjective.
Sanatı değerlendirmek zordur, çünkü çok **öznel**dir.
My opinion might be subjective, but I really enjoyed the movie.
Fikrim **öznel** olabilir, ama filmi gerçekten beğendim.
Let's try to be objective and not too subjective about this issue.
Bu konuda nesnel olmaya ve çok **öznel** olmamaya çalışalım.