"studious" بـTurkish
التعريف
Çok çalışan, derslerine önem veren ve yeni şeyler öğrenmek için zaman harcayan kişiyi niteler.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
‘Studious’ kelimesi, doğuştan zeki olmaktan ziyade çalışma azmini, öğrenmeye istekliliği anlatır ve genelde olumlu anlamdadır. 'studious child', 'studious attitude' örneklerinde sıkça karşılaşılır.
أمثلة
She is a studious student who always finishes her homework on time.
O, her zaman ödevlerini zamanında bitiren **çalışkan** bir öğrencidir.
Tom became more studious after he started college.
Tom üniversiteye başladıktan sonra daha **çalışkan** oldu.
His studious nature impressed his teachers.
**Çalışkan** yapısı öğretmenlerini etkiledi.
Unlike his friends, Mark was always the studious one in the group.
Arkadaşlarından farklı olarak, Mark grupta her zaman **çalışkan** olan kişiydi.
You can tell from her notes that she’s really studious.
Notlarından onun ne kadar **çalışkan** olduğunu anlayabilirsin.
Being studious doesn't mean you can't have fun sometimes.
**Çalışkan** olmak, bazen eğlenemeyeceğin anlamına gelmez.