"stubbornness" بـTurkish
التعريف
İnsanın fikrini veya davranışını değiştirmemekte ısrar etmesi, bazen bu onun zararınadır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle olumsuz algılanır ancak bazen kararlılık olarak da görülebilir. 'show stubbornness', 'her stubbornness' gibi ifadelerde kullanılır. 'determination' ya da 'persistence' ile karıştırılmamalı.
أمثلة
Her stubbornness made her refuse help from anyone.
Onun **inat**ı, kimsenin yardımını kabul etmemesine neden oldu.
Stubbornness can sometimes cause problems.
Bazen **inat** sorunlara yol açabilir.
His stubbornness was stronger than his fear.
Onun **inat**ı korkusundan daha güçlüydü.
Sometimes, a little stubbornness helps you stand up for what you believe in.
Bazen biraz **inat** inandıklarının arkasında durmana yardımcı olur.
I admire her stubbornness—she never gives up, no matter how hard it gets.
Onun **inat**ını takdir ediyorum—ne kadar zor olursa olsun asla pes etmiyor.
Their argument lasted hours, mostly because of his stubbornness.
Kavgaları saatlerce sürdü, çoğunlukla onun **inat**ı yüzünden.