"struggles" بـTurkish
التعريف
Zorluklarla veya engellerle başa çıkma çabaları. Genellikle devam eden sıkıntılı durumları anlatır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'kişisel', 'maddi', 'günlük' gibi sıfatlarla kullanılır. Fiziksel anlamdan çok manevi veya mecazi anlam taşır. 'fights' ile karıştırmayın.
أمثلة
She faces many struggles at work.
O işte birçok **mücadele** ile karşı karşıya.
His financial struggles made life hard.
Mali **zorlukları** hayatı zorlaştırdı.
Despite her struggles, she never gave up.
Tüm **mücadelelerine** rağmen asla pes etmedi.
Balancing work and family is one of his biggest struggles.
İş ve aileyi dengelemek onun en büyük **zorluklarından** biri.
My teenage years were full of struggles, but I learned a lot.
Gençlik yıllarım **zorluklarla** doluydu ama çok şey öğrendim.
Everyone has their own struggles—you just may not see them.
Herkesin kendine ait **mücadeleleri** vardır—siz bunları görmeyebilirsiniz.