"stranglers" بـTurkish
التعريف
Başkalarının boğazını sıkarak öldüren kişi veya çok sıkı sarılan nesne ya da bitkiye denir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla katil anlamında kullanılır, ama bitki şeklinde de görülebilir. 'Stranger' kelimesiyle karıştırmayın.
أمثلة
The police caught two stranglers last night.
Polis dün gece iki **boğucu** yakaladı.
Some plants are called stranglers because they grow around other trees.
Bazı bitkiler, diğer ağaçların etrafında sarıldığı için **sarılıcı bitki** olarak adlandırılır.
The story was about a group of stranglers in the city.
Hikaye, şehirdeki bir grup **boğucu** ile ilgiliydi.
Those old detective novels are full of mysterious stranglers hiding in the shadows.
O eski dedektif romanları, gölgelerde saklanan gizemli **boğucu**larla doludur.
Be careful—those vines are real stranglers and can choke smaller trees to death.
Dikkat et—o sarmaşıklar gerçek **sarılıcı bitki** ve küçük ağaçları boğabilirler.
I used to have nightmares about stranglers after watching that movie.
O filmi izledikten sonra uzun süre **boğucu**larla ilgili kabuslar gördüm.