"stoop to doing" بـTurkish
التعريف
Kendi ahlaki değerlerinin ya da onurunun altında gördüğü bir şeyi, genellikle çaresizlikten veya zorunluluktan dolayı yapmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi ve olumsuz bir ifade; birinin değerlerinden ödün verdiğini vurgular. 'stoop to lying', 'stoop to cheating' gibi kalıplarla kullanılır.
أمثلة
He would never stoop to cheating just to win.
O, kazanmak için asla **hile yapacak kadar alçalmazdı**.
She refused to stoop to lying during the interview.
Görüşme sırasında **yalan söyleyecek kadar alçalmayı** reddetti.
I won’t stoop to blaming others for my mistakes.
Hatalarım için başkalarını **suçlayacak kadar alçalmam**.
I never thought he’d stoop to stealing just to get by.
Geçinmek için **hırsızlık yapacak kadar alçalmış** olabileceğini hiç düşünmezdim.
Some politicians stoop to spreading lies to win votes.
Bazı politikacılar oy kazanmak için **yalan yayacak kadar alçalır**.
Don’t stoop to arguing with trolls online—it’s not worth your time.
İnternette trollerle **tartışacak kadar alçalmayın**, buna değmez.