"stir up" بـTurkish
التعريف
Bir duyguyu, sorunu veya karmaşayı başlatmak; bazen de bir şeyi iyice karıştırmak anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla olumsuz ya da duygusal anlamda kullanılır: 'stir up trouble', 'stir up feelings'. Yalnızca karıştırmak anlamında ise mutfakta kullanılır.
أمثلة
Don't stir up trouble at school.
Okulda **kışkırtma** çıkarma.
The chef needs to stir up the soup before serving.
Şef, servisten önce çorbayı **karıştırmalı**.
That movie always stirs up old memories for me.
O film her zaman eski anılarımı **canlandırıyor**.
Her speech stirred up a lot of debate online.
Konuşması internette çok tartışma **yarattı**.
He's always trying to stir up drama in the office.
Ofiste sürekli **drama kışkırtıyor**.
All these rumors are just meant to stir up fear.
Bütün bu dedikodular sadece korku **yaratmak** için.