"sterns" بـTurkish
التعريف
'Kıçlar', birden fazla tekne veya geminin arka kısmını ifade eder. Teknik ve denizcilik bağlamlarında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok birden fazla gemi hakkında konuşurken kullanılır. Günlük konuşmada nadirdir; ‘stern’ün ‘ciddi’ anlamı değildir.
أمثلة
The two boats were tied at their sterns.
İki tekne **kıçlar**ından birbirine bağlanmıştı.
Fishermen often place their nets near the sterns.
Balıkçılar ağlarını genellikle **kıçlar**a yakın yerlere atar.
The storm damaged the sterns of several ships.
Fırtına, birkaç geminin **kıçlarını** hasar verdi.
We gathered at the sterns to watch the sunset across the water.
Suyun üzerindeki gün batımını izlemek için **kıçlar**da toplandık.
The tour guide pointed out the detailed carvings on the sterns of the old ships.
Tur rehberi eski gemilerin **kıçlar**ındaki süslemeleri gösterdi.
If the engines fail, the sterns can be dangerously close to the waves.
Motorlar arızalanırsa, **kıçlar** dalgalara tehlikeli derecede yakın olabilir.