"stand on its own" بـTurkish
التعريف
Başka birinin yardımına ihtiyaç duymadan varlığını sürdürebilmek veya işlev görebilmek. Kişi, fikir, nesne veya argüman için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hem resmi hem de günlük konuşmada kullanılır; özellikle 'argument', 'business', 'person', 'work' ile sık geçer. Güçlü ve yeterli olmayı vurgular.
أمثلة
This essay can stand on its own without extra explanation.
Bu makale ek açıklama olmadan da **kendi başına ayakta durabilir**.
She is strong enough to stand on her own now.
Artık o, **kendi başına ayakta durabilecek** kadar güçlü.
The company wants to stand on its own and not rely on investors.
Şirket, yatırımcılara bağlı olmadan **kendi başına ayakta durmak** istiyor.
His idea doesn't need support; it can stand on its own.
Fikrinin desteğe ihtiyacı yok; **kendi başına ayakta durabilir**.
When kids leave home, they have to learn to stand on their own.
Çocuklar evden ayrıldığında **kendi başlarına ayakta durmayı** öğrenmek zorundalar.
The chair is so well made, it can actually stand on its own without falling.
Sandalye o kadar sağlam ki, gerçekten **kendi başına ayakta durabiliyor**.