"squinting" بـTurkish
التعريف
Gözlerini kısarak daha iyi görmeye çalışmak; genellikle çok parlak ışıkta ya da uzaktaki bir şeye odaklanırken yapılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genelde parlak ışık veya küçük/dalga detayları görmeye çalışırken ortaya çıkan doğal bir tepki. 'Göz kırpmak'la karıştırmayın.
أمثلة
He is squinting because the sun is too bright.
Güneş çok parlak olduğu için **gözlerini kısıyor**.
She started squinting to read the small text.
Küçük yazıyı okumak için **gözlerini kısmaya** başladı.
The child was squinting at the distant airplane.
Çocuk, uzaktaki uçağa **gözlerini kısarak** baktı.
I'm always squinting when I forget my glasses.
Gözlüğümü unuttuğumda her zaman **gözlerimi kısarım**.
She looked at me, squinting suspiciously.
Bana baktı, **şüpheyle gözlerini kıstı**.
"Why are you squinting at your phone?"
'Telefonuna neden **gözlerini kısarak** bakıyorsun?'