"spoilt" بـTurkish
التعريف
Her istediği alınan ve bu yüzden kötü davranan kişiyi (genellikle çocuk) tanımlar. Ayrıca bozulmuş, yenmeyecek haldeki yiyecekler için de kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'spoilt' İngiliz İngilizcesidir, Amerika'da 'spoiled' kullanılır. En çok çocuklar için, bazen yetişkinler için de kullanılır. Yiyecekler için kullanıldığında, yenmeyecek kadar bozulmuş anlamındadır. 'İyi davranılmış' anlamında kullanılmaz.
أمثلة
The milk is spoilt and smells bad.
Süt **bozulmuş**, kötü kokuyor.
She is a spoilt child who always gets her way.
O, sürekli dediği olan **şımarık** bir çocuk.
Don't eat the spoilt fruit.
**Bozulmuş** meyveyi yeme.
He acts so spoilt when his parents are around.
Ailesi yanındayken çok **şımarık** davranıyor.
This cheese is spoilt—better throw it away.
Bu peynir **bozulmuş**—atmak en iyisi.
Some people think kids today are too spoilt by technology.
Bazı insanlar günümüz çocuklarının teknolojiden dolayı çok **şımarık** olduğunu düşünüyor.