"specters" بـTurkish
التعريف
Hayaletler insanlar tarafından görüldüğüne inanılan, genellikle korkutucu ruhlardır. Ayrıca geçmişteki korkular ya da endişeler için de mecaz anlamda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
‘Hayaletler’ daha çok yazılı metinlerde ve edebiyatta geçer; günlük konuşmada ‘ruh’ ya da ‘cin’ daha yaygındır. ‘the specters of the past’ gibi deyimlerde geçmiş endişeler için kullanılır.
أمثلة
Children say they see specters in the old house.
Çocuklar eski evde **hayaletler** gördüklerini söylüyor.
Some people believe specters appear at midnight.
Bazı insanlar **hayaletlerin** gece yarısında ortaya çıktığına inanır.
The story is about specters haunting a village.
Hikaye, bir köyü korkutan **hayaletler** hakkındadır.
He can't escape the specters of his troubled past.
Geçmişindeki sorunların **hayaletlerinden** kurtulamıyor.
Standing alone, she felt the specters of loneliness all around her.
Yalnız başına dururken etrafını saran **yalnızlık hayaletlerini** hissetti.
The movie isn't just about monsters; it's the specters of fear that make it scary.
Film yalnızca canavarlarla ilgili değil; asıl korkutan, **korkunun hayaletleri**.