"speared" بـTurkish
التعريف
Sivri bir nesneyi (mızrak, çatal gibi) kuvvetle bir şeye batırmak veya saplamak anlamına gelir. Genellikle avlanırken, balık tutarken veya yemek toplarken kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle geçmiş zaman fiili olarak kullanılır; avcılık hikâyelerinde ya da yemek almak için ('speared a piece of meat' gibi) bahsedilir. Günlük konuşmada pek kullanılmaz, bazen mecazi de olabilir.
أمثلة
He speared a fish in the river.
Nehirde bir balığı **mızrakladı**.
She speared a piece of chicken with her fork.
Çatalıyla bir parça tavuğu **şişledi**.
The hunter speared the animal quickly.
Avcı hayvanı hızla **mızrakladı**.
I accidentally speared my finger with a toothpick!
Yanlışlıkla parmağımı kürdanla **delip geçtim**!
With lightning speed, the snake speared its prey.
Yılan yıldırım hızında avını **mızrakladı**.
He just speared the last meatball off the plate.
Tabaktan son köfteyi hemen **şişledi**.