"spangled" بـTurkish
التعريف
Küçük, parlak objelerle kaplı veya süslenmiş, genellikle daha dikkat çekici veya şık görünmesi için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle edebi ve betimleyici dilde kullanılır. ‘Parıltılı’ elbise veya ‘parıltılı bayrak’ gibi kalıplarla karşılanır.
أمثلة
The sky was spangled with stars last night.
Dün gece gökyüzü yıldızlarla **parıltılıydı**.
She wore a spangled dress to the party.
O, partiye **parıltılı** bir elbise giydi.
The banner is spangled with glitter.
Afiş **parıltılı** simle süslenmişti.
His shoes were so spangled, you could see them from across the room.
Ayakkabıları o kadar **parıltılıydı** ki, odanın öbür ucundan bile görünüyordu.
We hung spangled garlands all over the house for the holiday.
Tatil için evi **parıltılı** süslerle donattık.
The singer loves spangled outfits on stage; they really catch the light.
Şarkıcı sahnede **parıltılı** kostümleri sever, ışığı çok iyi yakalar.