"solver" بـTurkish
التعريف
Çözücü, sorunlara ya da bulmacalara çözüm bulan kişi veya programdır; genellikle teknik ya da akademik alanlarda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok matematik, yazılım ve akademik alanlarda kullanılır. 'problem solver' bir problemi iyi çözen kişidir; 'equation solver' ise denklemleri çözen programdır. Hukuki veya yaratıcı çözüm için kullanılmaz.
أمثلة
He is a good solver of math problems.
O matematik problemlerinde iyi bir **çözücü**dür.
The computer solver found the answer in seconds.
Bilgisayar **çözücü** cevabı saniyeler içinde buldu.
We need a solver for this difficult puzzle.
Bu zor bulmaca için bir **çözücü**ye ihtiyacımız var.
The team hired a software solver to automate reports.
Ekip, raporları otomatikleştirmek için bir yazılım **çözücü** tuttu.
Lisa has always been the best solver when things get complicated.
İşler karışıklaştığında Lisa her zaman en iyi **çözücü** oldu.
For this project, we need a real problem solver on the team.
Bu proje için ekibimizde gerçek bir problem **çözücü**ye ihtiyacımız var.