اكتب أي كلمة!

"solve" بـTurkish

çözmekhalletmek

التعريف

Bir soruya, probleme veya bilmeceye çözüm bulmak ya da zor bir durumu başarıyla aşmak.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Genellikle 'problem', 'issue', 'mystery', 'equation', 'conflict' gibi kelimelerle birlikte kullanılır ve çözüme ulaşmayı vurgular. Suçlarla ilgili olarak 'solve a case' ifadesi yaygındır. Sıradan ödevleri 'bitirmek' anlamında kullanmayın.

أمثلة

Can you solve this math problem?

Bu matematik problemi **çözebilir** misin?

We need to solve this problem today.

Bu sorunu bugün **çözmemiz** gerekiyor.

She solved the puzzle in five minutes.

O, bulmacayı beş dakikada **çözdü**.

If we talk calmly, we can probably solve this without arguing.

Sakin konuşursak, muhtemelen tartışmadan bunu **çözebiliriz**.

No one has solved the mystery yet.

Henüz kimse bu gizemi **çözmedi**.

A quick apology won't solve everything, but it's a start.

Hızlı bir özür her şeyi **çözmez** ama bir başlangıçtır.