"soapbox" بـTurkish
التعريف
Birisinin halka hitaben konuşma yapmak için çıktığı küçük platform veya kutuya denir. Sıklıkla mecazi olarak, güçlü görüşleri açıkça ifade etmek anlamında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Mecazi ya da esprili olarak kullanılır; 'get on your soapbox', özellikle sosyal veya siyasi konularda güçlü görüş bildirmek anlamındadır. Günlük ve gayriresmi kullanımı yaygındır.
أمثلة
He gave a speech from a wooden soapbox in the park.
Parkta tahta bir **kürsü**den konuşma yaptı.
She likes to get on her soapbox about healthy eating.
Sağlıklı beslenme konusunda **kürsü**ye çıkmayı sever.
The politician stood on a soapbox and spoke to the crowd.
Politikacı bir **kürsü**ye çıkıp kalabalığa konuştu.
I don't mean to get on my soapbox, but this is really important to me.
Amacım **kürsüye** çıkmak değil ama bu konu benim için gerçekten önemli.
Every time we talk about recycling, he climbs onto his soapbox.
Her ne zaman geri dönüşüm konuşsak, o hemen **kürsüye** çıkar.
The internet gives everyone a soapbox to share their views.
İnternet, herkese görüşlerini paylaşabileceği bir **kürsü** sundu.