"snapper" بـTurkish
التعريف
'Çipura', genellikle sıcak sularda bulunan ve yemeklerde kullanılan bir balık türüdür. Argo olarak fotoğrafçı anlamında da kullanılabilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Kelime asıl olarak balık için, özellikle yemek, balıkçılık veya pazarlarda kullanılır. Fotoğrafçı anlamı İngiliz/Australya İngilizcesinde argo veya esprili olarak geçer, Amerikan İngilizcesinde yaygın değildir.
أمثلة
The fisherman caught a big snapper this morning.
Balıkçı bu sabah büyük bir **çipura** yakaladı.
We had grilled snapper for dinner last night.
Dün akşam yemeğinde ızgara **çipura** yedik.
A snapper lives in tropical and subtropical seas.
Bir **çipura** tropikal ve subtropikal denizlerde yaşar.
That food magazine just hired a talented young snapper for their cover shoots.
O yemek dergisi kapak çekimleri için yetenekli genç bir **fotoğrafçı** işe aldı.
He calls himself a snapper, but he only takes photos with his phone.
Kendine **fotoğrafçı** diyor ama sadece telefonuyla fotoğraf çekiyor.
We need to ask the local snapper for fresh pictures of the festival.
Festivalin taze fotoğrafları için yerel **fotoğrafçı**ya sormalıyız.