"slumping" بـTurkish
التعريف
Yorgunluk veya üzgünlükten dolayı öne eğilerek oturma ya da durma anlamına gelir. Aynı zamanda satış veya performansta ani bir düşüşü de ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'slumping' hem vücut duruşu için (özellikle yorgunken) hem de ani düşüşler (ör. satışlar) için kullanılır. 'slouching' yalnızca duruş için uygundur.
أمثلة
He was slumping in his chair after a long day.
Uzun bir günün ardından sandalyesinde **sarkmıştı**.
The company's profits are slumping this year.
Şirketin kârları bu yıl **düşüyor**.
She kept slumping over her desk during the lecture.
Ders sırasında masasına sürekli **sarkıyordu**.
After hearing the bad news, he just sat there slumping and staring at the floor.
Kötü haberi duyduktan sonra, sadece orada oturup **sarkmış** ve yere bakıyordu.
Retail sales have been slumping since last winter.
Perakende satışlar geçen kıştan beri **düşüyor**.
"Stop slumping—sit up straight," the teacher said.
"**Sarkma**—doğru otur," dedi öğretmen.