"slumbering" بـTurkish
التعريف
Bir kişinin ya da bir şeyin derin ve huzur dolu uykuda olma hâli. Daha çok edebi veya şiirsel anlatımlarda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük konuşmada pek kullanılmaz; şiirsel, huzurlu uyku anlatımlarında tercih edilir. ‘Asleep’ ile gündelik bağlamda yer değiştirmez.
أمثلة
The dog lay slumbering on the porch all afternoon.
Köpek, bütün öğleden sonra verandada **uykuda** yatıyordu.
The baby is slumbering in her crib.
Bebek beşiğinde **uykuda**.
He found his cat slumbering by the window.
Pencerede **uykuda** olan kedisini buldu.
I didn't want to wake my slumbering roommate after her night shift.
Gece vardiyasından dönen **uykuda** oda arkadaşımı uyandırmak istemedim.
The countryside seemed peaceful, as if the whole world was slumbering.
Kırsal bölge huzurluydu, sanki bütün dünya **uykuda** gibiydi.
Old memories were slumbering in the back of his mind.
Eski anılar onun zihninin derinliklerinde **uykuda** kalmıştı.