"slosh" بـTurkish
التعريف
Bir sıvının, genellikle kapta veya ıslak zeminde, dengesiz şekilde hareket ederek ses çıkarması veya sıçraması anlamına gelir. Aynı zamanda bu hareketten çıkan sesi de ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Konuşma dilinde; genellikle sıvıların kapta veya ıslak yüzeyde hareketi için kullanılır. 'Su kovada şapırdadı', 'çamurda şapır şapır yürüdü' gibi örneklerde geçer.
أمثلة
The water sloshes in the bucket as I carry it.
Kovayı taşıyınca içindeki su **şapırdıyor**.
Be careful, or the soup will slosh out of the pot.
Dikkat et, yoksa çorba tencereden **taşar (şapırdar)**.
He loves to slosh through puddles in his boots.
Çizmeleriyle su birikintilerinde **şapır şapır yürümeyi** çok sever.
I could hear juice sloshing around in the bottle when I shook it.
Şişeyi sallayınca içindeki meyve suyu **şapırdadı**.
Rainwater sloshed over his shoes as he ran.
Koşarken yağmur suyu ayakkabılarının üzerinden **şapırdadı**.
If you fill your glass too full, it’ll slosh everywhere when you walk.
Bardağını çok doldurursan yürürken **her yere taşar (şapırdar)**.