"slop" بـTurkish
التعريف
Bu kelime sıvı ya da yarı sıvı bir şeyi dökmek, hayvanlara verilen sulu yemek artıkları ya da çamur gibi pis ve akışkan maddeleri ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle gayri resmi konuşmalarda kullanılır. Fiil olarak sıvı dökülmesinde; isim olarak hayvan yemi artıkları ya da pis, çamurlu maddelerde geçer. 'Slob' (dağınık kişi) ile karıştırmayın.
أمثلة
Be careful not to slop your soup.
Dikkat et, çorbanı **dökme**.
The pigs eat leftover slop from the kitchen.
Domuzlar mutfaktan kalan **artık yemekleri** yer.
Rain turned the field into thick slop.
Yağmur, tarlayı yoğun bir **çamura** çevirdi.
She accidentally slopped coffee all over her books.
Yanlışlıkla kitaplarının üstüne kahve **döktü**.
Kids, don’t track that muddy slop into the house!
Çocuklar, o çamurlu **artık yemeği** sakın eve taşımayın!
The cafeteria served some weird-looking slop for lunch today.
Bugün yemekte, kafeteryada tuhaf görünen bir **artık yemek** verildi.