"silences" بـKorean
التعريف
Konuşma ya da sesin olmayıp, bilerek susturulan ya da durulan anlar. Bir ortamda birden fazla sessizliği veya sessiz anları anlatmak için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Korean)
Çoğul 'sessizlikler' edebi ve resmî metinlerde sıkça geçer; günlük konuşmada genellikle 'sessizlik' (tekil) kullanılır. 'Awkward silences' ifadesi 'gergin sessizlikler' anlamındadır.
أمثلة
There were long silences during the meeting.
Toplantı sırasında uzun **sessizlikler** vardı.
She felt uncomfortable with the silences at dinner.
Akşam yemeğindeki **sessizlikler** onu rahatsız etti.
The movie was full of awkward silences.
Filmde bolca rahatsız edici **sessizlikler** vardı.
Their conversation kept hitting unexpected silences, making it hard to relax.
Sohbetleri beklenmedik **sessizliklerle** bölündü ve rahatlamalarını zorlaştırdı.
She uses those silent moments—the little silences—to think before she answers.
O, o küçük sessiz anları—yani o kısa **sessizlikleri**—cevaplamadan önce düşünmek için kullanıyor.
Sometimes the silences between words say more than the words themselves.
Bazen kelimelerin arasındaki **sessizlikler** kelimelerin kendisinden daha çok şey anlatır.