"signalling" بـTurkish
التعريف
Jestler, sesler, ışıklar veya başka eylemlerle sözcük kullanmadan bilgi ya da talimat iletme.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
En çok teknik ve bilimsel bağlamlarda kullanılır ('signalling proteins', 'traffic signalling'). Hem kasıtlı hem de istemsiz ileti için geçerli olabilir.
أمثلة
The traffic lights are signalling that we should stop.
Trafik ışıkları durmamız gerektiğini **sinyal veriyor**.
She was signalling for help by waving her arms.
Yardım istemek için ellerini sallayarak **işaret veriyordu**.
The teacher is signalling for everyone to be quiet.
Öğretmen herkesin sessiz olmasını **işaret ediyor**.
That dog keeps signalling he wants to go out by standing at the door.
O köpek kapının yanında durarak dışarı çıkmak istediğini sürekli **sinyal veriyor**.
The scientist is studying how cells are signalling to each other.
Bilim insanı hücrelerin birbirine nasıl **sinyal verdiğini** inceliyor.
He’s been signalling with his eyes all night, but I don’t know what he means.
Bütün gece gözleriyle **işaret veriyordu**, ama ne demek istediğini anlamadım.