اكتب أي كلمة!

"set the pace" بـTurkish

tempoyu belirlemeköncülük etmek

التعريف

Bir işte ya da yarışta hızı veya ilerleme şeklini belirlemek; özellikle liderlik yapmak veya örnek olmak anlamında kullanılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Spor, iş dünyası veya ekip çalışmalarında sıkça kullanılır; tempoyu belirleyen kişi ya da kurum lider veya örnek olur. 'Keep pace' veya 'pace yourself' ile karıştırmayın.

أمثلة

She likes to set the pace in every project she joins.

Her katıldığı projede **tempoyu belirlemeyi** sever.

The fastest runner will set the pace for the rest of the team.

En hızlı koşucu, takımın geri kalanına **tempoyu belirleyecek**.

This company always tries to set the pace in technology.

Bu şirket her zaman teknolojide **öncülük ediyor**.

Let’s let Tom set the pace for the hike. He knows the way and won’t go too fast.

Yürüyüşte **tempoyu Tom belirlesin**. O yolu biliyor ve çok hızlı gitmez.

Their creative marketing campaigns really set the pace for the whole industry.

Onların yaratıcı pazarlama kampanyaları gerçekten tüm sektöre **öncülük etti**.

If you want to succeed, you need to set the pace, not just follow everyone else.

Başarılı olmak istiyorsan sadece başkalarını takip etmek değil, **tempoyu belirlemek** gerek.