"secreting" بـTurkish
التعريف
Hücre veya bezlerin biyolojik bir süreçte genellikle sıvı bir madde üretip dışarıya vermesi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Salgılamak' genellikle tıbbi ve biyolojik alanlarda kullanılır; 'hormonu salgılamak', 'enzim salgılamak' gibi.
أمثلة
The plant is secreting a sticky liquid on its leaves.
Bitki, yapraklarında yapışkan bir sıvı **salgılıyor**.
Some animals are secreting toxins to protect themselves.
Bazı hayvanlar kendilerini korumak için toksin **salgılıyor**.
The gland is secreting hormones into the blood.
Bez kanağına hormon **salgılıyor**.
If your skin is secreting too much oil, you might get pimples.
Cildiniz çok fazla yağ **salgılıyorsa**, sivilce oluşabilir.
Scientists discovered the bacteria were secreting a new type of enzyme.
Bilim insanları bakterilerin yeni bir enzim türü **salgıladığını** keşfetti.
He noticed his eyes were secreting more fluid than normal that day.
O gün gözlerinin normalden daha fazla sıvı **salgıladığını** fark etti.