"scrounge around" بـTurkish
التعريف
Lazım olan bir şeyi dağınık veya düzensiz bir şekilde aramak, genellikle karışık eşyalarda aramak anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük ve samimi konuşmalarda kullanılır; dağınık yerlerde bir şeyler ararken tercih edilir. Örnek: 'scrounge around for change', 'scrounge around in the kitchen'.
أمثلة
I had to scrounge around in my bag for a pen.
Çantamda bir kalem bulmak için **ortalıkta aramak** zorunda kaldım.
She scrounged around the kitchen for something to eat.
Bir şeyler yemek için mutfakta **eşelendi**.
They scrounged around for coins to pay the bus fare.
Otobüs parası için bozuklukları **ortalıkta aradılar**.
Let me scrounge around and see if I can find some extra blankets.
Biraz **ortalıkta arayayım**, belki fazladan battaniye bulurum.
He always scrounges around for snacks when he's bored.
Canı sıkıldığında hep atıştırmalık **eşeler**.
I had to scrounge around at the bottom of my closet for my old shoes.
Eski ayakkabılarımı bulmak için dolabın dibini **eşelemek** zorunda kaldım.