"saved by the bell" بـTurkish
التعريف
Bu deyim, beklenmedik bir olay sayesinde zor ya da sıkıntılı bir durumdan son anda kurtulmayı anlatır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gayriresmî ve esprili ortamlarda kullanılır; ciddi ya da yaşamsal tehlikeler için değil, okuldaki, işteki sıkışık durumlardan kurtulmak için kullanılır.
أمثلة
The teacher was about to call on me, but I was saved by the bell.
Öğretmen beni çağırmak üzereydi ama **tam zamanında kurtuldum**.
He was losing the game but was saved by the bell when time ran out.
Oyunu kaybediyordu ama zaman bitince **tam zamanında kurtuldu**.
Just as I was about to answer the hard question, I was saved by the bell.
Zor soruyu tam cevaplamak üzereyken, **tam zamanında kurtuldum**.
Wow, I was totally saved by the bell there—I had no idea what to say next!
Vay canına, tam burada resmen **tam zamanında kurtuldum**—sonrasında ne söyleyeceğimi hiç bilmiyordum!
Just before my boss asked me to explain the mistake, the fire alarm went off. Talk about being saved by the bell!
Tam patronum hatamı açıklatacakken yangın alarmı çaldı. İşte buna **tam zamanında kurtulmak** denir!
It's Friday, and just as our meeting was about to get boring, we were saved by the bell when lunch was announced.
Cuma günü, toplantımız sıkıcı olacakken tam zamanında öğle yemeği açıklandı ve **tam zamanında kurtulduk**.