"sane" بـTurkish
التعريف
Mantıklı ve sağlıklı düşünebilen; akıl hastalığı olmayan kişi ya da davranış.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi veya yarı resmi durumlarda kullanılır. 'insane' kelimesinin zıttıdır. Ayrıca, 'a sane approach' gibi sağduyulu davranışı ifade etmekte de kullanılır. Fiziksel sağlık için kullanılmaz.
أمثلة
She is completely sane and can make her own decisions.
O tamamen **aklı başında** ve kendi kararlarını verebilir.
After talking to him, I realized he was still sane.
Onunla konuştuktan sonra hâlâ **aklı başında** olduğunu anladım.
Doctors confirmed the patient was perfectly sane.
Doktorlar hastanın tamamen **aklı başında** olduğunu doğruladı.
Sometimes I wonder if anyone can stay sane with so much stress.
Bazen bu kadar stresle kim **aklı başında** kalabilir diye merak ediyorum.
Moving out to the countryside helped me stay sane during tough times.
Köye taşınmak, zor zamanlarda **aklı başında** kalmamı sağladı.
A cup of tea in the morning keeps me sane before work gets crazy.
Sabah bir fincan çay iş başlamadan önce beni **aklı başında** tutuyor.