"ruts" بـTurkish
التعريف
İz, tekerlek veya ayakların tekrar tekrar geçmesiyle oluşan dar ve uzun kanaldır. Aynı zamanda birinin sıkıcı, tekrar eden hayat düzeninde sıkışmış hissettiği durumları da ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Fiziksel anlamda yol üzerindeki izler, mecazi anlamda ise sıkıcı alışkanlıklar veya tekrar eden işler için kullanılır. 'Bir rutine kapılmak' şeklinde söyleyebilirsiniz.
أمثلة
There are deep ruts in the dirt road after the rain.
Yağmurdan sonra toprak yolda derin **izler** oluştu.
His car got stuck in the ruts.
Aracı **izlerin** içinde sıkıştı.
Some people feel trapped in their daily ruts.
Bazı insanlar günlük **rutinlerinin** içinde kapana kısılmış hisseder.
After months of doing the same job, he realized he’d fallen into several ruts.
Aylarca aynı işi yaptıktan sonra birkaç **rutin**e girdiğini fark etti.
The old trail was full of ruts from wagons passing years ago.
Eski patika, yıllar önce geçen arabaların **izleri**yle doluydu.
If you want a change, you have to break out of your ruts and try new things.
Değişiklik istiyorsan, kendi **rutinlerinden** çıkıp yeni şeyler denemelisin.