"rush through" بـTurkish
التعريف
Bir işi çok hızlı ve yeterince dikkat etmeden yapmak. Genellikle belgeler, toplantılar veya görevlerde kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle olumsuz anlamda kullanılır; 'work', 'meeting' gibi kelimelerle yaygındır. Sadece 'rush' gibi acele etmekten farklı olarak dikkatsizce bitirme vurgusu vardır.
أمثلة
Please don't rush through your homework.
Lütfen ödevini **aceleyle yapma**.
He tried to rush through breakfast to catch the bus.
Otobüsü yakalamak için kahvaltıyı **aceleyle yaptı**.
The committee shouldn't rush through such an important decision.
Komite bu kadar önemli bir kararı **aceleyle almamalı**.
I rushed through my notes before the exam, but I still forgot some answers.
Sınavdan önce notlarımı **aceleyle gözden geçirdim**, ama yine de bazı cevapları unuttum.
Let's not rush through this meeting—we need to discuss everything properly.
Bu toplantıyı **aceleyle yapmayalım**—her şeyi düzgünce tartışmamız gerek.
Sometimes, when you're tired, it's easy to rush through your chores without doing them well.
Bazen yorgun olduğunda, işleri **aceleyle yapıp** iyi yapmamak kolaydır.