"roll up in" بـTurkish
التعريف
Belirli bir araçla veya dikkat çekici bir şekilde (kıyafetle) bir yere gelmek, genellikle gayriresmi olarak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle samimi, günlük konuşmalarda geçer. Gelen aracın türü veya abartılı bir giriş vurgulanır. Sadece 'roll' ile karıştırmayın.
أمثلة
They rolled up in a big red truck.
Büyük kırmızı bir kamyonla **geldiler**.
My sister rolled up in a fancy dress for the party.
Kız kardeşim partiye şık bir elbiseyle **geldi**.
He always rolls up in something expensive.
O her zaman pahalı bir şeyle **gelir**.
Everyone stared when she rolled up in that bright yellow sports car.
O parlak sarı bir spor arabayla **geldiğinde** herkes ona baktı.
You can't just roll up in here and expect everyone to help you.
Buraya sadece **geli p** herkesin sana yardımcı olmasını bekleyemezsin.
Last night, Jake rolled up in pajamas just to make us laugh.
Dün gece Jake sadece bizi güldürmek için pijamayla **geldi**.