"rise against" بـTurkish
التعريف
Bir grubun, adaletsizliği veya otoriteyi protesto etmek için yetkililere karşı topluca harekete geçmesi ya da karşı koymasıdır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle tarihî veya siyasi bağlamda kullanılır; küçük anlaşmazlıklar için değil, büyük toplulukların otoriteye başkaldırması anlamındadır. 'Halk', 'vatandaşlar', 'işçiler' gibi öznelerle sık geçer.
أمثلة
The workers decided to rise against the unfair rules.
İşçiler haksız kurallara karşı **ayaklanmaya** karar verdi.
The people will rise against their oppressors if the situation gets worse.
Durum daha kötüleşirse, halk baskıcılarına karşı **ayaklanacaktır**.
They tried to rise against the army but failed.
Orduya karşı **ayaklanmaya** çalıştılar ama başarısız oldular.
Citizens all over the country began to rise against the new restrictions.
Ülke genelindeki vatandaşlar yeni kısıtlamalara karşı **ayaklanmaya** başladı.
When leaders abuse their power, people eventually rise against them.
Liderler güçlerini kötüye kullandığında, insanlar sonunda onlara karşı **ayaklanır**.
Generations before us had to rise against injustice to earn their freedom.
Bizden önceki nesiller özgürlüklerini kazanmak için adaletsizliğe karşı **ayaklanmak** zorunda kaldı.