"rigidity" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin kolayca bükülmemesi, değişmemesi ya da kurallar ve düşüncelerdeki esneksizlik halidir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha resmi ortamda kullanılır; hem fiziksel sertlik, hem de düşüncede ya da sistemlerdeki esneklik eksikliğini anlatır. 'rigidity of the law', 'rigidity of thought' gibi ifadelerde yaygındır ve 'flexibility'ye zıttır.
أمثلة
The rigidity of the metal made it hard to bend.
Metalın **katılığı** onu bükmeyi zorlaştırdı.
His rigidity in following the rules surprised everyone.
Kurallara uymadaki **katılığı**, herkesi şaşırttı.
Teachers sometimes complain about the rigidity of the school system.
Öğretmenler bazen okul sisteminin **katılığından** şikayet ediyor.
Her rigidity made it difficult for her to accept new ideas.
Onun **katılığı**, yeni fikirleri kabul etmesini zorlaştırdı.
There's a lot of rigidity in how they do things at that company.
O şirkette işlerin yapılma biçiminde çok fazla **katılık** var.
If you show too much rigidity, people may find you hard to work with.
Çok fazla **katılık** gösterirseniz, insanlar sizinle çalışmakta zorlanabilir.