"revile" بـTurkish
التعريف
Birini ya da bir şeyi hakaret içeren sert sözlerle eleştirmek veya aşağılamak anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük konuşmada nadir kullanılır; daha çok gazetecilikte, hukukta veya tarihi anlatımlarda görülür. Sıradan eleştiriden daha ağır ve aşağılayıcı anlam taşır. Genelde 'for', 'as' gibi edatlarla kullanılır.
أمثلة
The protesters reviled the new policy in their speeches.
Protestocular konuşmalarında yeni politikayı ağır şekilde **eleştirdi**.
He was reviled by the press for his actions.
Yaptıklarından dolayı basın tarafından **ağzına geleni işitti**.
Many people reviled the film because of its content.
Pek çok kişi filmi içeriğinden dolayı ağır şekilde **eleştirdi**.
She was publicly reviled as a traitor after the scandal.
Skandaldan sonra kamuoyunda hain olarak **ağzına geleni işitmek zorunda kaldı**.
Throughout history, innovators have often been reviled before being celebrated.
Tarih boyunca yenilikçiler çoğu kez kutlanmadan önce **ağır eleştirilmiştir**.
It’s easy to revile someone from behind a computer screen.
Birinin yüzüne bakmadan, bilgisayar ekranı arkasından onu **ağzına geleni söylemek** çok kolaydır.