اكتب أي كلمة!

"reticence" بـTurkish

suskunlukketumluk

التعريف

Duygu ve düşüncelerini paylaşmaktan kaçınma durumu; sessiz ve içine kapanık olma hâli.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok resmî, akademik ya da edebî bağlamlarda kullanılır. 'show reticence', 'overcome reticence', 'her natural reticence' gibi ifadelerle geçer. 'shyness' (utangaçlık) ile karıştırılmamalıdır; burada kasıtlı bir suskunluk söz konusudur.

أمثلة

Her reticence at the meeting surprised everyone.

Toplantıdaki **suskunluğu** herkesin dikkatini çekti.

His reticence made it hard to know what he was thinking.

Onun **suskunluğu**, ne düşündüğünü anlamayı zorlaştırıyordu.

I admired her reticence in a difficult situation.

Zor bir durumda gösterdiği **suskunluğuna** hayran kaldım.

Despite her natural reticence, she shared her story.

Doğal **suskunluğuna** rağmen hikayesini paylaştı.

There was a clear reticence to talk about the past.

Geçmişten bahsetme konusunda belirgin bir **suskunluk** vardı.

He overcame his reticence and spoke up in class.

**Suskunluğunu** aşıp sınıfta konuştu.