"retaining" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi kaybetmemek veya bırakmamak; bilgi, nesne ya da bir durumu muhafaza etmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Retaining' kelimesi genellikle teknik veya resmi alanlarda ('retaining wall', 'retaining information' gibi) kullanılır ve kaybetmemek, uzun süre korumak anlamı taşır. 'Keeping'den daha kalıcıdır.
أمثلة
She is retaining important documents for future reference.
O, gelecekte başvurmak için önemli belgeleri **tutuyor**.
The wall is retaining the soil from sliding down the hill.
Duvar, toprağın tepe aşağı kaymasını **engelliyor**.
He is retaining a lot of information for his exams.
O, sınavları için çok fazla bilgiyi **saklıyor**.
I have trouble retaining names after meeting people just once.
İnsanlarla sadece bir kez tanıştıktan sonra isimleri **tutmakta** zorlanıyorum.
This sponge is great at retaining water.
Bu sünger, suyu **tutmakta** harika.
After losing weight, my body stopped retaining as much fluid.
Kilo verdikten sonra vücudum artık eskisi kadar sıvı **tutmuyor**.