اكتب أي كلمة!

"resplendent" بـTurkish

göz kamaştırıcıihtişamlıparlak

التعريف

Çok parlak, göz alıcı ve genellikle etkileyici veya görkemli bir şekilde ışıldayan.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok edebi veya resmi metinlerde, görünüş veya manzara için kullanılır. Gündelik konuşmada nadir rastlanır, görkemli durumlar için uygundur.

أمثلة

The queen looked resplendent in her golden dress.

Kraliçe altın rengi elbisesiyle **göz kamaştırıcı** görünüyordu.

The garden was resplendent with colorful flowers.

Bahçe rengarenk çiçeklerle **ihtişamlıydı**.

He wore a resplendent white suit to the party.

Partiye **parlak** beyaz bir takım elbise ile geldi.

The sunset over the lake was absolutely resplendent.

Göldeki gün batımı gerçekten **göz kamaştırıcıydı**.

She stood resplendent in the spotlight, ready to perform.

O, sahnede spot ışıklarının altında **ihtişamlı** bir şekilde duruyordu ve sahneye çıkmaya hazırdı.

His armor was resplendent, shining in the morning sun.

Zırhı sabah güneşinde **parlak** bir şekilde parlıyordu.