"resound" بـTurkish
التعريف
Yüksek ve net bir şekilde bir mekânı dolduran veya yankı yapan ses anlamına gelir. Bazen bir olayın geniş etkisini de ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok edebi ya da resmi bağlamlarda kullanılır. 'with' veya 'through' ile sıkça geçer: 'alkışlarla çınlamak', 'salonda yankılanmak'. Sessiz veya küçük sesler için kullanılmaz.
أمثلة
The hall resounded with applause after the performance.
Gösteriden sonra salon alkışlarla **çınladı**.
Her laughter resounded through the house.
Onun kahkahası evin her tarafında **yankılandı**.
The church bells resound every Sunday morning.
Kilise çanları her pazar sabahı **çınlar**.
Their song still resounds in my mind.
Şarkıları hâlâ zihnimde **yankılanıyor**.
The stadium resounded with cheers when the home team scored.
Ev sahibi takım gol atınca stadyum tezahüratlarla **çınladı**.
News of their victory resounded across the country.
Zaferlerinin haberi tüm ülkede **yankılandı**.