اكتب أي كلمة!

"requiter" بـTurkish

iyilik karşılığını verenkarşılık veren kişi

التعريف

Bir iyilik veya duygunun karşılığını veren, yapılan iyiliğe karşılık yapan kişidir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Gündelik dilde değil, daha çok edebi veya resmi anlatımlarda kullanılır. Günlük konuşmada 'iyiliğe iyilikle karşılık veren' gibi ifadeler tercih edilir.

أمثلة

The requiter gave back the kindness he received.

**İyilik karşılığını veren** aldığı iyiliği geri verdi.

A true requiter never forgets a good deed.

Gerçek bir **karşılık veren kişi**, iyiliği asla unutmaz.

She was known as a requiter of love.

O, sevginin **karşılık veren kişisi** olarak tanınıyordu.

I've never met such a loyal requiter; he always returns every favor.

Bu kadar sadık bir **karşılık veren kişi** görmedim; her iyiliğe karşılık verir.

Being a requiter isn't common these days; most people forget small kindnesses.

Günümüzde **iyilik karşılığını veren** pek rastlanmıyor; çoğu insan küçük iyilikleri unutuyor.

He prided himself on being a requiter, never letting a good turn go unrewarded.

Kendini bir **iyilik karşılığını veren** olarak görüp, hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmazdı.